Faruk Yiğit: "Erol Bulut, Fenerbahçe’ye Geleyim De Ne Olursa Olsun Başarılı Olurum Diye Düşündü"

Hasan Demir
Ekleyen Hasan Demir
Anadolu Agency/Getty Images
facebooktwitterreddit

Kocaelispor'da yıldızı parlayan ve bir dönem Fenerbahçe'de de forma giyen Faruk Yiğit, gündemle ilgili birçok konuda açıklamalarda bulundu.

Boluspor'da parlayıp A Milli Takım'a seçildi. Oradan ismini herkesin öğreneceği Kocaelispor'a geçti. Yeşil siyahlılarla Türkiye Kupası'nı almayı başardı. Fenerbahçe'ye transfer oldu. 3.5 sene sarı lacivertli formayı giydi.

Uzun saçlı imajıyla sarı lacivertlilerin unutulmazlar arasına giren Faruk Yiğit, Ajansspor'a açıklamalarda bulundu. İşte Yiğit'in açıklamaları:

"ÇOCUKKEN DE KUVVETLİYDİM"

-Futbola ne zaman başladınız? Çocukken de fizik olarak böyle güçlü müydünüz?

Lisansım 1978’de Orhangazi’de çıktı. 13 yaşındaydım. O zaman da güçlü bir yapım vardı. Sporla beraber daha da geliştim. Zaten Orhangazi’nin Örnekköy’ünde büyüdüm. Her şeyimiz doğaldı.

Kendi hayvanlarımız, sebzelerimiz ve meyvelerimiz vardı. 1985’te Yalovaspor’a imza atarak profesyonel oldum. 1989-1990 sezonunda Boluspor’a gittim. Orada ilk maçımdan sonra A Milli Takım’a çağrıldım.

EURO 96'DA NEDEN KULÜBEYE HAPSOLDUM?

-Milli Takım'dan bahsetmişken Euro 96 finalleri için kadrodaydınız fakat turnuvada hiç forma giymediniz. Neden?

Beni ilk A Milli Takım’a Sepp Piontek davet etti. O gittikten sonra Fatih Terim, hoca oldu. İngiltere’deki 1996 Avrupa Futbol Şampiyonası’na beni götürdü ama dediğiniz gibi oynatmadı. Sebebi ise şu; o dönem Faruk Süren ile Mehmet Cansun da Kocaeli’ye geliyor ve beni Galatasaray’a istiyor. Kocaelispor Başkanı Sefa Sirmen beni vermeyince Fatih Terim, Euro 96’da beni oynatmadı.

"RIDVAN DİLMEN'İN GÜÇLÜSÜYDÜM"

Yine gençlik yıllarınıza dönelim. İdolünüz veya örnek aldığınız bir futbolcu var mıydı?

Maradona’yı örnek alıyordum. Bir de Rıdvan Dilmen’i…Ben kendimi onun kuvvetlisi olarak görüyordum. O kısa alanda daha çabuktu ama ben daha dayanıklıydım.

"KOCAELİSPOR İLE TARİH YAZDIK"

-1990’lı yıllarda sizin de katkılarınızla Kocaelispor fırtına gibi esmişti. Körfez ekibinin bu başarısındaki en önemli etken neydi?

Yaklaşık 6 sezon Kocaelispor’da forma giydim. O süreçte adeta her sene tarih yazdık. Süper Lig ve Türkiye Kupası’ndan tutun UEFA, Inter Toto Kupası’na kadar her sezon bir derece elde ettik. İyi bir arkadaş grubumuz vardı. Başkan Sefa Sirmen ve hocalarımız da üst düzey insanlardı.

"HANIM ALMANYA'YA, BEN FENERBAHÇE'YE..!"

-Kocaelispor’dan sonra Fenerbahçe’ye transfer oldunuz. Fenerbahçe'den teklif aldığınızda neler hissettiniz?

Devre arasıydı. Eşimle birlikte Almanya’ya tatile gitmeye hazırlanıyorduk. Havalimanına doğru giderken Başkan Sefa Sirmen aradı. ‘Yarın Dereağzı Tesisleri’nde Fenerbahçe Asbaşkanı Vefa Küçük seni bekliyor’ dedi.

Çok şaşırmıştım. Hanımı tek başına Almanya’ya yollamak zorunda kaldım. Ertesi gün Kadıköy’e imza atmaya gittim. Fenerbahçe’ye daha Boluspor’da oynarken gelecektim aslında. 7 sene rötarlı geldim. 30 yaşındaydım.

"LÖW'ÜN KIYMETİ BİLİNMEDİ"

-Fenerbahçe’de 3.5 sene forma giydiniz ve neredeyse her sezon yeni bir hocayla çalıştınız?

Evet öyle oldu. Otto Baric gitti, Joachim Löw geldi. Löw gitti, Rıdvan Dilmen geldi. Daha sonra Zdenek Zeman ve Turhan Sofuoğlu geldi.

-Bu hocalardan hangisinden etkilendiniz?

Medya o dönem ona asistan hoca yakıştırması yapsa da Löw derim... Dürüst bir adamdı, hak edene formayı verirdi. Bu yüzden Almanları çok beğeniyorum. Ama Fenerbahçe’de her şey şampiyonluğa endeksli olduğu için uzun süre kalamadı.

"SEN MİSİN ALİ ŞEN'İN EVİNE GİDEN!"

-Siz aynı zamanda hem Ali Şen hem de Aziz Yıldırım’ın başkanlığında Fenerbahçe’de top oynadınız. İki başkanı kısaca kıyaslar mısınız?

Ali Şen gerçek başkandı. Ne istediğini futbolcuyla da hocayla da doğrudan söylerdi. Aziz Yıldırım, küçük detaylara takılıp kafa kopartıyordu. Mesela geçenlerde kendi de açıkladı. İlk başkan seçildiği gece Galatasaray maçından sonra Ali Şen’in evine gitmiştik. Oraya giden bütün futbolcuların sözleşmesi bittiğinde onları takımdan gönderdi.

-Neden böyle bir şey yapmış olabilir?

Bilemiyorum. O gün maçtan önce futbolcular aralarında sözleşmiş. Derbiden sonra Başkan Ali Şen’in evine gidilecek diye. Ben zaten takıma yeni gelmiştim. Takımda söz hakkım yok ki. Fakat Aziz Yıldırım, Ali Şen’in evine gidenlerin üzerini çizmişti.

"EROL BULUT'U EMRE BELÖZOĞLU YAKTI"

-Bu kez Fenerbahçe’deki eski iki takım arkadaşlarınızla ilgili bir sorum olacak. Biri Erol Bulut diğeri Sergen Yalçın. Geçen sezon Erol Bulut, Fenerbahçe’de sezonu tamamlayamazken, Sergen Yalçın Beşiktaş’a çifte kupa kazandırdı. Erol Bulut neden başarılı olamadı?

Bakın şöyle bir şey var; Fenerbahçe’ye kuvvetli gelmek çok önemli. Erol Bulut en büyük yanlışı üstünde Emre Belözoğlu’nu kabul etti. Kendi ekibiyle gelemedi. Erol Bulut, Fenerbahçe’ye geleyim de ne olursa olsun başarılı olurum diye düşündü.

-Yardımcısı Mehmet Yozgatlı kendi ekibindendi.

Öyle ama Volkan Demirel ve Selçuk Şahin de vardı. Bir takımda çok başlılık olduğu zaman başarı gelmez.

"BEŞİKTAŞ'TA HERKES MUTLU"

-Sergen Yalçın için neler söylersiniz?

Fenerbahçe’deyken oda arkadaşımdı. Özel hayatına pek dikkat etmese de idmanlarını kaçıran biri değildi. Hocalığına gelince Sergen, futbolcu psikolojisinden çok iyi anlayan biri. Zaten Beşiktaş’ın başarısındaki en büyük etken takımdaki arkadaşlık duygusu. Farkındaysanız oynayan mutlu, oyundan çıkan mutlu.

"SERGEN, NE OLUR BENİ İNDİR"

-Sergen Yalçın’la ilginç bir anınız var mı?

Çok anımız var...Bir gün onun otomobiliyle bir yere gidiyorduk. O kadar hızlı gidiyordu ki korkudan arabada ağladım. ‘İki çocuğum var böyle hızlı gitme, ne olur beni indir’ diye yalvardım. Yine bir gün arabası servisteydi. İdmana giderken 'Sabah beni alır mısın?' dedi bana. 'Tamam, alırım' dedim. Sabah onu evinin önünde beklerken başka bir yerden koşarak geldi.

(90min Türkiye'yi artık sosyal medyadan takip edin! 90min Türkiye resmi Facebook sayfasını takip etmek için tıklayın! 90min Türkiye resmi Instagram hesabı için ise burayı tıklayın.)

facebooktwitterreddit