Fenerbahçe

Spor Yazarları, Fenerbahçe'nin Ortaya Koyduğu Oyunu Eleştirdi

Barış Hepçorman
Fenerbahçe'nin gol sevinci
Fenerbahçe'nin gol sevinci / BSR Agency/Getty Images
facebooktwitterreddit

Süper Lig'in 32. haftasında Fenerbahçe sahasında karşılaştığı Denizlispor'u 1-0 mağlup etti. Zorlu mücadeleden 3 puanla ayrılan Kanarya'da galibiyeti getiren golü Samatta kaydetti. Emre Belözoğlu'nun ilk sınavını verdiği maçtan galibiyetle çıkması eleştirilmesinin önüne geçemedi. Erol Bulut'tan sonra farklı bir oyun bekleyen spor yazarları Fenerbahçe'nin ortaya koyduğu oyunu eleştirdi.

REHA KAPSAL - TAMİRAT VE YENİLEME

Fenerbahçe'de, Erol Bulut'un gitmesi ve Emre Belözoğlu'nun göreve getirilmesinden sonra en çok merak edilen, takımın saha içinde oynayacağı oyun hem de ortaya konulacak mücadeleydi. Çünkü Belözoğlu ilk basın toplantısında Erol Bulut ile oynayamadıkları hem topa sahip olup ritim vererek aynı zamanda alan baskısı yapan bir F.Bahçe olacağını söylemişti.

Tabii ki bunu saha içine geçirmek de kolay değildi. Bununla beraber zirveye oynayan rakiplerin puanlar kaybettiği haftada alınacak galibiyetin, üst sıralarda tutunma ve iddiayı sürdürme açısından önemi daha da fazlalaşmıştı.

Bu beklentiler ışığında oynanan oyunun ilk yarısında enerjisi olmayan, hareketsiz ve akıl koyulmamış, saha içinde de kendi yarı alanında oyunu kabul eden Denizlispor'a karşı hücum organizasyonlarını doğru yapamayan bir F.Bahçe izledik.

Takım içinde enteresan olan bazı oyuncular F.Bahçe'den değil sanki kendinden vazgeçmiş gibiydi. Her türlü aksiyona, reaksiyon vermemeleri de işin en ilginç yönlerinden biriydi. Tabii ki böyle kapanan rakiplere karşı hücumda üretkenlikte sıkıntı yaşıyorsanız, duran top kullanımları çok önemlidir.

Zaten F.Bahçe de, sezon başından beri böyle duran toptan gol atma bir ezberi oluştuğundan golü söyle buldu ve çok önemli bir üç puan aldı. Kalan haftalara moral motivasyonlu girmesi, hem de yeni gelen hocasıyla iddiasını sürdürmesi açısından bu çok önemliydi. Oyun istenilen seviyede olmasa bile üç puan önemliydi.

Hatta bununla ilgili de bütün sezon boyunca bu aynı cümleleri çokça yazılarımda dile getirmişimdir. Bunun bir tekrarı daha Denizlispor karşısında da yaşandı. Emre Belözoğlu'nun esas yapması gereken, bu bozuk oyun yapısını düzeltmektir.

Eldeki oyuncuları çok amaçlı kullanması gerekiyor. Çizgi oyuncuları gerekli performansı veremiyorsa, daha oyunun merkezinde oynanan iki santrforlu oyuncuları tercih edebileceği gibi. Oyuncuların özellikle rakip yarı alanda rollerini daha iyi belirlemesi gerekli. Çünkü top ayağında olan takım daha sakin olması gerekiyor.

Aksine sahada bir karmaşa var. Kimin nerede oynadığı belli olmadığı gibi. Aynı zamanda toplu ve topsuz tempo yapıp, sahayı yeri geldiği daraltıp yeri geldiğinde genişletmesini de bilmeli.

Oyun istikrarı, öğrenmek ve uygulama becerisi ile gelir. Sarılacivertlilerin bunun için daha fazla hem teorik hem de pratik olarak çalışmaya ihtiyacı var. Bunlar F.Bahçe'nin sezon boyunca en büyük sorunları olduğundan, sarı-lacivertliler kendinden daha güçsüz rakipler karışışında bile maçın favorisi olarak sahaya çıkamıyordu.

Lider, görev verir ve yönlendirir... Aynı zamanda da sarı-lacivertlileri oyuncuların teknik, taktik ve mental olarak 'tamirat ve yenilenmeye' ihtiyacı var. Bunu da gözlemleyip, olumlu yönde değiştirecek olan Emre Belözoğlu'dur.

GÜRCAN BİLGİÇ - LİGE YENİ AYAR GELDİ

Emre Belözoğlu'nun ilk maçında neler değişecek, farklı ne seyredeceğiz diye diktik gözlerimizi maça.
Performanslarda veya hatalı kararlarda bir değişiklik yoktu Fenerbahçe adına. Yine Fenerbahçe'nin sağ kanadına baskı yapıp topu Caner'e doğru yönlendirdiler. Caner de stoperleri çalıştıran merkez ortalarını yaptı.

Sekiz denemede "sıfır" isabetli şut çektiler. Ama iyi olan şeyler de vardı. Bu kadar beyhude çabanın geçen haftalardan tek farklı yönü disiplin idi. Soğukkanlılıklarını kaybetmeden, oyun planlaması içinde ısrarla denediler. Hatalar yaptılar, topu rakibe kaptırdılar, boşa kaçanlara paslar atılmadı. Maç öncesindeki kazanma planını paniğe kapılmadan uyguladılar.

Denizli'nin oyunu soğutma çabaları içinde bir türlü tempoya dönüşmedi. Can derdindeki takım, puanın peşine düşerek zamanı F.Bahçe'nin yapacağı hata için kullandı. Kabul edilmez olan Cüneyt Çakır'ın pozitif futbolu koruyan, kollayan olmamasıydı. Ne kadar yavaş oyun, o kadar az hata. Klasik "başım belaya girmesin" hakem taktiği.

VAR'daki Abdulkadir Bitigen de "hakemcik" pozisyonunda temiz bir golü "ofsayt" haline getirdi. Pasifteki oyuncunun kalecinin görüş alanını etkilemesi gerekiyor. İrfan'ın şutu, Szalai'ye çarptığı için gol oldu, Samatta yüzünden değil. Derlerse ki, top Samatta'nın şortuna değdi; gerçekten yazık.

Altı pasın yakın köşesine yüksek gelen korner atışlarını denediler. İlkinde Ozan kötü vurdu, sonuncuda Samatta tabelayı değiştirdi. O ana kadar bir isabetsiz şutu vardı Fenerbahçe santraforunun, ikincisinde belki de ligin kaderini değiştirecek anı fotoğrafladı.

Birlikte kalarak kazanmak ve yeniden şampiyon adayı olarak dönmek önemliydi. 2'ye inen puan farkı, ikincilik koltuğuna geri dönmek ve yarış için baskıyı yeniden rakiplerin üzerine getirerek son sözü bırakmadılar.

EMRE BOL - YETER Mİ?

Şampiyonluk yolundaki rakiplerin kaybettiği haftada; kazanmak en önemli şeydi. İyi oynamak- kötü oynamak önemsizdi aslında... Erol Bulut'un gidişiyle Fenerbahçe'nin ekstra bir performans göstereceğini umuyordum. Yanılmışım!

Anlayacağınız Fenerbahçe eski tas, eski hamam! İstatistik oranlarında ne kadar yukarıda olursan ol, topu 3 direk arasından geçiremiyorsan sıkıntı var!

Teknik direktörün ismi Erol olsun, Emre olsun; sahada oynanan oyunun birbirinden farkı yok! Öyle ya da böyle Fenerbahçe 65 gün sonra "Teknik direktör" Emre Belözoğlu ile çok çok değerli bir 3 puan aldı. Emre benim dostum, kardeşim... Onun başarılı olmasını herkesten fazla isterim. Lakin bu futbol şampiyonluğa yetmez.

Fazlasını yapmalı Fenerbahçe... Bonservisi zoraki alınacak olan Samatta'nın gol atmasına ve onun golüyle maçın kazanılması benim için çok değerli. Benim Samatta'dan bahsettiğim performans tam olarak buydu. Takım kötü oynarken çıkıp atacağın 1 gol hem takımını yarışın içine sokar hem de seni...

Duran toplardan atılan gollerle ne kadar yarışın içerisinde olursun o başka tabii! Ben şampiyon olacak Fenerbahçe'den fazlasını bekliyorum. Koskoca Fenerbahçe'nin ilk yarıda isabetli şutunun olmamasına anlam veremiyorum. Düşme namzeti olan bir takıma karşı!

Umarım kimsenin yapmadığını Emre, "Hoca" kısa zamanda yapıverir. Sarı- lacivertliler gole muhtaç olmaz. Bundan sonra her maç final, her maç olay... Kolay olmayacağını biliyorum elbette ama oyuncu kalitesine bakına, "Bu takım şampiyon olur" diyemiyorum ne yazık ki! Umarım yanılırım.

(Takvim)

(90min Türkiye artık Facebook'ta. 90min Türkiye resmi sayfasını takip etmek için tıklayın!)

facebooktwitterreddit