Zeljko Obradovic, Sırbistan Basınına Konuştu

Barış Hepçorman
Zeljko Obradovic'in tepkisi
Zeljko Obradovic'in tepkisi / Srdjan Stevanovic/Getty Images
facebooktwitterreddit

Fenerbahçe'nin basketbolda yükselmesindeki en önemli pay sahiplerinden biri olan Obradovic, çarpıcı açıklamalarda bulundu. Geçtiğimiz sezon başında Fenerbahçe Beko'dan ayrılan dünyaca ünlü koç, Sırbistan basınına konuştu. Geleceği hakkında ipuçları veren Obradovic, Fenerbahçe günleri ve Bogdan Bogdanovic'ten de bahsetti. 

Zeljko Obradovic, Sırbistan'dan Nin dergisine özel bir röportaj verdi. İşte Obradovic'in sözleri;

"Gelecek sezon NBA'de olmayacağım. Bence NBA'de kırılması zor bir zincir var. Avrupa'dan gelen koçlara güvenmiyorlar, burası kesin. Orada çalışan ve Avrupalı dediğimiz koçlar bile aslında Amerikalı; David Blatt, Mike D'Antoni.

Aslında gerçek manada Avrupalı olan ancak orada çalışan tek koç Igor Kokoskov. O da neredeyse tüm hayatını Amerika'da çalışarak geçirdi. Utah'taki Quinn Snyder, CSKA'da Ettore Messina'nın asistanıydı. Bir şans buldu ve bunu iyi değerlendirdi. Ancak Ettore 7 yıl boyunca NBA'de asistanlık yaptı ve tek bir teklif bile gelmedi."

"Avrupalı koçlar için NBA'de çalışmak zor değil bence. Ancak birinin gerçekten iyi bir şans bulması gerekiyor. Bana 2013'te Detroit Pistonsbir teklif yapmıştı. Bunun dışında ciddi bir teklif gelmedi. Bana teklif yapan adam bana inanmalı. Kulüpte ve takımda istediğim tutku olmalı. Beni motive eden şeyler kulüptür ve ben kendimi her yerde motive edeceğimi biliyorum. Ancak tutku olmalı."

"Partizan yöneticileriyle düzenli olarak iletişim halindeyim. Partizan'ı kurtarmak için yollar arıyorlar. Partizan hepimizin kulübü. Avrupa basketbolunda iyi arkadaşlarım var ve hepsi de kendi kulüpleri hakkında güzel sözler kullanır. Niçin? Çünkü Avrupalı antrenörler kulüplerine saygı duyar. Ben de buna inanıyorum.

Avrupa basketbolu için Partizan ve Kızılyıldız'ın EuroLeague'de olması çok önemli. Bu bence iki kulüp arasındaki gerginliği de azaltacaktır. Belgrad, insanların basketbol sevdiği ve anladığı bir şehir. Her hafta burada bir EuroLeague maçı oynanması çok önemli. Partizan'a karşı duygularımı ve ne kadar çok sevdiğimi anlatmam gereksiz, herkes biliyor."

Eski basketbolcu Drazen Dalipagic'in 'Obradovic'in Partizan'a dönmesi delilik olur' sözleri üzerine: "Söylediğim her söz bir şekilde ya da başka bir şekilde yorumlanabilir. Delilik bazen iyidir, değil mi? 1991'de eşime, 31 yaşımdayken artık bir oyuncu olmadığı ve koç olduğumu söylediğimde bana baktı ve şöyle dedi, 'Tamam, otur dinlen' Özü bu.

Avrupa'da fiyatımın ne olduğunu biliyorum ama çalışmak için bir yere gitmek benim için önemli değil. Benim için önemli olan hırs!"

"Nikola Jokic, her şeyden önce zekasıyla oynayan bir oyuncu. Ne yapması gerektiğini anlayan bir antrenörle birlikte olduğu için çok şanslı. Topu Nikola'ya vermeleri gerekiyordu, verdiler. Nikola neden bu seviyede? Çünkü, hem üçlük atabiliyor hem de sırtı dönük oynayabiliyor. Bu oyunda görülmedik şekilde bir pivot. Nikola'da her şey var.

Her antrenörün hayali hem potayı koruyacak, hem de merkezde oynayabilecek 5 oyuncuyla sahada olmaktır. Nikola bu noktada her şeyi gören ve hızlı düşünen bir oyuncu olarak çok özel. Bir koç olarak beni en mutlu eden şey, oyuncumun beni şaşırtan bir hareket yapmasıdır. Nikola'nın sınırı da sadece hırsıdır. MVP ödülünü aldığında her maç aynı seviyede oynaması gerektiğini söyledi. SOn maçta da Nikola elinden gelen her şeyi yaptı."

"NBA öncelikle mükemmel bir iş. Herkes her zaman pozitif. Oyuncular ve koçlar dakikasında maaşlarını alıyor. Kulüp on dakika gecikirse oyuncuyu arayıp "Hey kusura bakma maaşın 10 dakika gecikecek" demekle yükümlü.Avrupa'da maaşımın altı ay geciktiği bir yerde çalıştım.

NBA'de böyle bir şey yok, organizasyon mükemmel. Tüm takımların sahip olduğu uçaklar var. Uçağa bindiğinizde, herkesin kendi yatağı vardır, uçuş görevlisi 17 çeşit yiyecek içecek getirir, oyuncular masada biraz parayla poker oynar ve sonra oyuncuların neden oraya gitmeyi sevdiğini merak ediyoruz. Çünkü baskı yok."

"BOGDAN'A AYRILMAMASI İÇİN NE DİYEBİLİRDİM Kİ?"

"Bogdan Bogdanovic'e Fenerbahçe'den ayrılmaması için ne diyebilirdim ki? Fenerbahçe'de kalmak ve mümkün olan en iyi sözleşmeyi vermek istediğimizi mi? "Selam ve hoşçakal" dedim. Bogdan'ın hırsını biliyorum. Mesele para değil. Bogdan paraya değer vermeyen örnek bir adam."

"BOGDAN'I ÇOK SEVİYORUM"

"Bogdan Bogdanovic, NBA'deki en iyi sezonunu geçiriyor. Bogdan söz konusu olduğunda objektif olamam. Çünkü, Bogdan'ı çok seviyorum.

Oyuncular söylediğim arzu, özveri, oyun anlayışı, takım arkadaşlığı ve kulüp anlayışı hakkında söylediğim her şeyin bir örneği. Bogdan ve ailesiyle sürekli görüşüyorum. Bu anlamda hiç böyle bir örnek olmamıştı. Ailesi harika insanlar ve Bogdan'ın da neden böyle karakterli biri olduğunun ispatı."

"MICIC GEÇ BİLE KALDI"

"Vasilije Micic, bence patlama yapmak için geç bile kaldı. Vasu'yu uzun zamandır tanıyorum. Topla kat etmekten üçlüğe kadar her şeyi yapmaya başladı. Bence dönüm noktası 2017/18 Zalgiris sezonuydu. Sarunas Jasikevicius, bana Vasilije'nin Beno Udrih ile birlikte inanılmaz antrenmanlar yaptığını söyledi."

"Yabancı basketbolcular mümkün olan en iyi sonucu kısa sürede elde etmek için getirilir. Dule Vujosevic bu günlerde 'Ortalama yabancılar kulüplerimize geliyor' diyor ve haklı. Scouting bir mucize. Bir oyuncuyu getirdiğinizde Belgrad'ın ne olduğunu ona açıklamak zorundasınız, halkın zihniyetini anlatmalısınız.

Partizan taraftarlarının ne istediğini söylemelisiniz. Özel hayatını, dışarı çıkmayı, benzerlerini sevip sevmediğini bilmelisiniz. Oyuncuları getirdiğimde onlarla bu konuları konuşurum.

Hayatımda hiçbir oyuncuyla para konuşmadım. Bu benim işim değil. Kulübün bir yöneticisi, başkanı var. Bunları onlar konuşur. Ben neden geldiğiyle ilgilenirim. Bir koç olarak onu neden takımda istediğimi anlatmalıyım."

"Yugoslavya dağıldıktan sonra hayallerini gerçekleştiremeyen anne babalar, çocukları aracılığıyla daha iyi bir hayata ulaşmaya çalışıyorlar. Onlar da insan. Kafalarında çocuğunun ne olmasını istediklerine dair bir vizyon var. Biraz para almak, biraz daha iyi yaşamak ve iyi bir antrenman yapacakları kulübe gitmek önemlidir.

Kimse yedek bekleyen bir oyuncu olmak istemez. Bazı genç oyunculara soruyorum, 'En son ne zaman bireysel antrenman yaptın evlat' diye. Antrenman yaptığını söylüyor ama ekstra çalışma yok. Sonra yeteneklerinin nereye kaybolduğunu merak ediyor. Bireysel antrenmanlar yapmadan, kendine yatırım yapmadan kim oyuncu olabilmiş? Ben böyle bir şeyi hiç görmedim."

"Sırbistan'daki kulüpler devlet tarafından yönetiliyor. Bu yeni bir şey değil. Devlet özel olarak para vermez ama sponsoru arar, yardım etmesi gerektiğini söyler. Şu anda spor kulüpleri, devlet yardımı olmadan çalışamaz. Şimdi devlet kime ne kadar verir, kime ne kadar para gidiyor bilmiyorum, uğraşmak da istemiyorum.

Devlet yaşamın tüm alanlarına yardım eder. Hepimiz en önemli şeyin sağlık, sonra eğitim vb. olduğunu kabul edeceğiz ve sonra sporun da önemli olduğunu söyleyeceğiz. Her zaman spor hakkında konuşacağım. Ancak kültür dünyasından, tıp dünyasından gelen insanları da anlıyorum. Faizin ne olduğunu, paranın neden verildiğini anlamak gerekiyor.

Partizan ve Kızılyıldız, CSKA, Real veya Barcelona kadar rekabetçi olamaz. Ancak bu kulüpler büyük bütçeler olmadan da EuroLeague finaline kadar gittiler. İspanyol modelinin iyi olduğunu düşünüyorum. İspanyol kulüpleri, taraftar birlikleri gibi hareket ediyorlar."

"Sırbistan'a gelmeyi hiç bırakmadım. Atina'da çalışırken şanslıydım, çünkü Sırbistan'a her gün uçuş vardı. Akşam saat dokuzda Belgrad'a gelirdim ve sabah altıda kalkar Atina'ya dönerdim. Evime bile gitmezdim. Arkadaşlarımla kafede otururdum sabaha kadar ve sonra işime geri dönerdim. İstanbul'da da aynıydı.

Şimdi annem Cacak'ta yalnız yaşıyor. Bu yüzden onu görmek için doğrudan Cacak'a gittiğim de olur. Her ne olursa olsun Sırbistan benim ülkem ve aşığım. Cacak benim şehrim ve seviyorum. Bu yerler, benim. Burada birçok insanın zor yaşamlar sürdüğünü biliyorum. Bazılarına yardım edebilir.

Tanrı bana bu işi verdi ve ben de bu işten iyi para kazandım. Servet dediğiniz şey para değil, arkadaşlardır. Benim çok arkadaşım var ve hepsiyle aramı iyi tutuyorum. Onlarla ilgilenmeye çalışıyorum ve biliyorum ki, ben zor durumda olursam benimle ilgilenirler. Benim için Sırbistan, böyle bir ülkedir."

"30 yıldır koçluk yapıyorum. Çok iyi oyuncularla çalıştım. Yönettiğim en iyi takım, 1996 Atlanta Olimpiyatları'ndaki takımımdı. Djordjevic, Danilovic, Paspalj, Savic, Divac! Sonra Tomasevic, Bodiroga, Beric, Loncar, Sasa Obradovic ve Rebreca! Şiir gibi takımdı. Ne yaparsan yap bu takım kazanırdı zaten!"

(Fotomaç)

facebooktwitterreddit