Dünya Futbol Tarihinin En İyi 13 Son Dakika Golü

Stipe Pletikosa
Croatia v Turkey - Euro 2008 Quarter Final | Clive Rose/Getty Images

1. Manchester United 2-1 Bayern Münih (26 Mayıs 1999, Ole Gunnar Solskjaer)

Belki de tarihin en heyecanlı Şampiyonlar Ligi finali, United'ın ligi ve kupayı kazandığı sezonda üçleme yapabilmesi için gereken tek şey Şampiyonlar Ligi'ni kazanmak. Bayern Münih'le eşleşen United'ın 90.000 taraftarı da şampiyonluğa inanıyordu fakat Bayern Münih, henüz 6. dakikada golü bulmuş ve kapanmaya başlamıştı. Manchester United; Cole, Yorke, Giggs ve Beckham'la kaleyi zorlasa da gol gelmemişti. Artık umutlar iyice kesilirken son dakikalarda biri Sheringham, biri de Solskjaer'den, 2 gol gelmiş, United kupaya uzanırken Almanların ise ağızları açık kalmıştı.

2. İngiltere 2-2 Yunanistan (6 Ekim 2001, David Beckham)

Bundan 19-20 yıl önceydi, İngiltere Milli Takımı, Dünya Kupası elemelerine hiç iyi başlayamamış, ilk maçında Almanya'ya yenilmiş, sonraki maçta ise Finlandiya'yla golsüz berabere kalmıştı, fakat sonrasında talihleri tersine dönmüş, içinde 5-1'lik Almanya galibiyetinin de olduğu bir galibiyet serisi yakalamışlardı. Böylece İngiltere, Dünya Kupası'na katılmayı garantilese de grup liderliği için son maçta Yunanistan'la oynayacaktı. Maçın son dakikalarına doğru 2-1 önde olan Yunanistan, David Beckham'ın serbest vuruşuna engel olamamış, maç 2-2'lik eşitlikle sonlanmıştı.

3. Türkiye 3-2 Çek Cumhuriyeti (15 Haziran 2008, Nihat Kahveci)

Unutulmaz EURO 2008 maceramızı hatırlamayan yoktur fakat Çek Cumhuriyeti maçına kadar olanları şöyle bir özetleyelim, ilk maçını Portekiz'le oynamış ve 2-0 yenilmiş olan A Milliler, ikinci maçında İsviçre karşısında 1-0 geriye düşmüş olsa da 2-1 galip gelmişti. Artık son bir maçımız kalmıştı, onu da Çek Cumhuriyeti'ne karşı oynayacaktık. O zamanlar kadrosunda Cech ve Koller gibi yıldızları bulunduran Çek Cumhuriyeti'yle attığımız golden averaja kadar her şeyimiz aynıydı, bu nedenle maçın beraberlikle sonuçlanması halinde direkt olarak penaltılara gidilecekti. Maçın son 15 dakikasına 2-0 geride giren A Millilerimiz, o süreç boyunca 3 gol atmayı başarmış, maçı 3-2 kazanmıştı.

4. Türkiye 1-1 Hırvatistan (20 Haziran 2008, Semih Şentürk)

En son Nihat Kahveci, bizi gruptan çıkarmıştı ya, işte bu kısım oradan itibaren devam edecek, gruptan çıktık, kiminle eşleştik tahmin edin. Evet, yıllar boyu belalımız olmuş ve bundan sonra da olmaya devam edecek Hırvatistan. Hırvatistan maçı, her an kontrolü kaybedecek gibi olduğumuz, hücum etmeye çalıştığımız fakat başaramadığımız bir maçtı. Maç golsüz eşitlikle bitmiş ve uzatmalara geçilmişti. Uzatmalar da aynı tempoyla geçti fakat 119. dakikada Rüştü Reçber, inanılmaz bir hata yaptı, golle sonuçlanan bu hata, Hırvatların Avrupa şampiyonu olmuş gibi sevinmelerine yol açmıştı fakat Hırvatlar bir şeyi unutuyordu, biz bitti demeden hiçbir şey bitmezdi. 120+1'de çok saçma bir ofsayt pozisyonu olmuş ve Rüştü topu ceza sahasına doğru göndermişti, bir anlık karambolden faydalanan Semih, topu ağlara göndermiş, penaltılara maçı kazanan Türkiye olmuştu. Spikerleri çıldırtan, 70 milyonu sevinçten ağlatan bu pozisyon belki de futbolu niye sevdiğimizi en iyi şekilde özetleyen şeydi.

5. Chelsea 1-1 Barcelona (6 Mayıs 2009, Andrés Iniesta)

2008-09 Şampiyonlar Ligi yarı final eşleşmesi düşmanlık derecesine gelmiş bir rekabete sahip olan iki takım, Barcelona ve Chelsea arasında oynanacaktı. Barcelona yarı finale Olympique Lyon ve Bayern Münih'i eleyerek gelmişti, Chelsea ise Juventus ve Liverpool'u. İşte tam da bu saydığımız sebeplerden dolayı yarı finalin favori eşleşmesiydi bu maç. İlk maç golsüz beraberlikle bitti, rövanş maçıysa Stamford Bridge'deydi. Yani gollü bir beraberlik durumunda Barcelona turu geçecekti. Lakin henüz 9. dakikada Michael Essien topu ağlara göndererek Chelsea'yi öne geçirmişti. Barcelona lehine bir sürü hakem hatasının yapıldığı maçta Chelsea son ana kadar dirense de, son anda Iniesta ceza sahası dışında aldığı topu jeneriklik bir biçimde ağlara gönderiyor. Barcelona finale çıkıyordu.

6. Barcelona 2-2 Chelsea (24 Nisan 2012, Fernando Torres)

Barcelona ve Chelsea arasında oynanan bir yarı final eşleşmesi daha. İlk maçı Didier Drogba'nın tek golüyle kazanan Chelsea, tur için Camp Nou'ya gidiyordu fakat orası Camp Nou'ydu. Barcelona da işte bu özgüven ve 95.000 kadar taraftarının da desteğiyle henüz ilk yarıda 2-0'ı bulmuştu ve Chelsea kalesine atak yağdırıyordu. Buna rağmen Chelsea, Ramires'le skoru 2-1'e getirmeyi başarmıştı ki Chelsea'nın finale çıkması için yeterliydi bu. Barcelona da bunun bilincinde oynadı, kaleye daha fazla yüklendiler, hatta penaltı bile kazandılar fakat Messi'nin gol atmakta zorlandığı bir kaleci olan Petr Cech, penaltıyı kurtardı. Artık Barcelona'nın işleri somutlaştırması gerekiyordu, bu nedenle son bir atağa çıktılar fakat öyle bir kontra atak golü yediler ki, kaleci Valdes pozisyonunu bile ayarlayamamıştı. Torres'in bu golü skoru 2-2'ye getirirken Cüneyt Çakır'ın son düdüğüyle, Barcelona, Devler Ligi'ne veda ediyor, Chelsea ise başka bir hikaye yazmak üzere finale çıkıyordu.

7. Bayern Münih 1-1 Chelsea (19 Mayıs 2012, Didier Drogba)

Chelsea, Torres'in kontratak golünden sonra işte o başka hikayeyi yazmak için Allianz Arena'daki final maçına gittiğinde rakipleri o zaman formunun zirvesine çıkmış ve o kupayı canından çok isteyen Bayern Münih'ti. Maç tempolu bir şekilde devam ederken 83. dakikada Thomas Müller, Almanları öne geçirdi. Chelsea'nin zamanı gitgide azalırken 88. dakikada Juan Mata'nın ortasına Drogba müthiş vurmuş, Neuer'i çaresiz bırakmıştı. Drogba, Chelsea kariyerinin ilk dönemindeki son golünü atmış, maç uzatmalara, ardından penaltılara gitmiş, penaltılarda da son sözü söyleyen Drogba olmuştu. Chelsea artık şampiyondu.

8. Manchester City 3-2 QPR (13 Mayıs 2012, Sergio Agüero)

Premier Lig'de 2011-12 sezonu lig tarihinin en müthiş şampiyonluklarından birinin yaşandığı, iki Manchester takımının kıyasıya mücadele ettiği bir sezondu. Otuz yedinci haftada Manchester City, averajla lider, Manchester United ise averajla ikinci durumdaydı yani şampiyon son haftada belirlenecekti. Fakat Manchester City biraz daha avantajlıydı çünkü maçını kazanırsa United'ın Sunderland'e en az 9 fark atması lazımdı. İki takım da bu bilinçle maça çıktılar. United cephesinden bakacak olursak, ilk yarı onların umutlarını kırmıştı, çünkü iki takım da ilk yarıyı 1-0 önde kapatmıştı fakat ikinci yarıda inanılmaz bir şey oldu, 10 kişi kalmış olan QPR, Manchester City'e 2 gol birden attı. Manchester United, sahadan ayrılırken City - QPR maçı devam ediyordu fakat United, sahadan galip olarak ayrılmıştı ve bu, hem City'nin azalmış umutlarını iyice kırıyor hem de United'lılara şampiyonluk sevinci yaşatıyordu. Fakat her şey için çok erkendi. City, ilk olarak Dzeko'yla skoru beraberliğe getiriyor, 2 dakika sonraysa Agüero şampiyonu hem skoru hem de şampiyonu belirliyordu.

9. Real Madrid 1-1 Atletico Madrid (24 Mayıs 2014, Sergio Ramos)

2014 yılı Şampiyonlar Ligi finali aynı kentin iki takımının randevusuna sahne olmuştu. Maçın 36. dakikasında bir stoper olan Diego Godin, Atletico'yu öne geçiriyor, Atletico tarihinde ilk kez bu kupada şampiyon olmaya çok yaklaşıyordu. Fakat hiç de öyle olmadı, bir başka stoper olan Sergio Ramos'un kafa vuruşuyla Real Madrid, 90+3'te beraberliği yakalamış, uzatmalarda da 3 gol bulan Real Madrid kupaya uzanmıştı.

10. Türkiye 1-0 İzlanda (13 Ekim 2015, Selçuk İnan)

2016 Avrupa Şampiyonası, sadece bir değil, birden fazla mucizenin gerçekleşmesiyle katıldığımız bir turnuvaydı. İlk 3 maçından galibiyet alamayan Türkiye, sonraki 6 maçta bir yenilmezlik serisi yakalamıştı fakat 15 puanlı milli takımımızın şampiyonaya katılabilmesi için sadece grup 2.'si İzlanda'yı yenmesi yetmiyor, bir de Çek Cumhuriyeti'nin Hollanda'yı yenmesi gerekiyordu. İki maç aynı anda başladı, ilk iyi haber Çek Cumhuriyeti - Hollanda maçından geldi, Çekler 3-2 kazanmıştı, artık gol atmamız gerekiyordu, maçta 89. dakikada bir serbest vuruş kazandık ve topun başına geçen Selçuk İnan topu doksana yolladı. Bize Fransa yolu gözükmüştü.

11. Barcelona 6-1 PSG (8 Mart 2017, Sergi Roberto)

Bu maçı bilmeyenler 'Barcelona 6-1 kazanmış zaten, son dakikada atmışlarsa ne olmuş?' diye düşünebilir fakat hiç de öyle değil. Bu bir son 16 turu eşleşmesiydi, haliyle iki maç olarak oynanıyordu, ilk maç Parc des Princes'deydi ve PSG, biraz da 46.000 taraftarının verdiği destekle maçı 4-0 kazandı. Çoğu kişiye göre ikinci maçın oynanmasına gerek bile yoktu fakat daha maçın ilk anlarından itibaren baskılı oynayan Barcelona, ilk bir saatte toplam skoru 4-3'e getiriyordu fakat Edinson Cavani attığı golle skoru 5-3'e getirip Barcelona'nın işini biraz daha zorlaştırdı. Ama Barcelona, durmayı reddetti, PSG kalesine atak üstüne atak yapmaya devam etti. Son dakikalara girilirken toplam skor 5-4'tü, ama maç henüz bitmemişti. Suarez, bir atak esnasında yerde kaldı. PSG'li defans oyuncuları, Suarez'in kendini yere bıraktığını söylese de maçın hakemi Deniz Aytekin, beyaz noktaya gitti, Neymar topu ağlara gönderdi, eşitlik sağlanmış olsa da hala avantaj PSG'deydi çünkü deplasman golü kuralı sayesinde turu onlar geçecekti fakat öyle olmadı. Neymar'ın ortasına kayarak vuran Sergi Roberto, Barcelona'yı çeyrek finale çıkaran golü attı.

12. Real Madrid 2-3 Barcelona (23 Nisan 2017, Lionel Messi)

Bu maç El Clasico'nun en unutulmaz maçlarından biri. Santiago Bernabeu Stadyumu'nda oynanan maç, Casemiro'nun 28. dakikada attığı golle başlamış, fakat Barcelona, 73. dakikaya kadar Messi ve Rakitic'le iki gol bulmuş, skoru 2-1'e getirmişti. Fakat Real Madrid, boyun eğmedi James'in golü skoru eşitlerken, son dakikada Messi, kariyerinin 500. golünü böyle efsanevi bir şekilde ağlara gönderiyordu.

13. Ajax 2-3 Tottenham (8 Mayıs 2019, Lucas Moura)

Bu maçı tanımlamak için bir kelime gerekse herhalde o da "mucize" olurdu. Yarı finalin ilk ayağında 1-0 kazanan Ajax, ikinci maçta da 2-0 öne geçti, geçti geçmesine ama maçın 35. dakikasından sonra müthiş bir baskı yemeye başladılar ve 60. dakikada Hollandalılar, iki gol yemişlerdi bile. Tottenham bir gol atarsa deplasman golü kuralı sayesinde turu geçeceklerdi, ve o gol 90+6'da geldi. Moura, hat-trick yapmış, Tottenham finale çıkmıştı.