İsmi son dönemde ​Fenerbahçe'yle anılan Altınordu teknik direktörü Hüseyin Eroğlu, samimi açıklamalarda bulundu. 


Eroğlu, Fenerbahçe ile ilgili olarak, "Sadece ben değil tüm Türk antrenörleri elbette ki Fenerbahçe’de çalışmak ister. Neden olmasın ki? Futbolda bu tür söylentiler de ​transferler de hep vardır. Benim futbolcum zirvedeki takımlarda oynuyorsa, onları yetiştiren bizler niye o takımları çalıştırmayalım?" ifadelerini kullandı.


Türkiye’nin futbolcu fabrikası Altınordu’da Eroğlu’nun yetiştirdiği onlarca futbolcu liglerimizde top koşturuyor. Cengiz Ünder de Çağlar Söyüncü de onun tedrisatından geçen oyunculardan. TFF 1.Lig'de görev yapan ve 13 yıldır Altınordu çatısı altında çalışan Hüseyin Eroğlu, Hürriyet Gazetesi'ne verdiği röportajda çok çarpıcı açıklamalarda bulundu.


Fenerbahçe'nin kendisi ile olan ilgisiyle ilgili de açıklama yapan Hüseyin Eroğlu, Sarı Lacivertliler için yeşil ışık yaktı.

Corona virüs salgını sonrası Türk futbolu değişecek mi, sonraki süreçte neler yaşanacak?


Kulüplerin zaten maddi olarak sıkıntıları vardı, koronavirüs salgınından sonra bu sıkıntılar katlanır. Süper Lig’de 8-10 Altınordu olur bence. Yani virüs Türk futboluna yarayacak. Deniz bitti, altyapılara yönelmek, yurt içinde ve yurt dışındaki gençleri taramaktan başka çıkış yok.


Trabzon altyapısından bu kadar başarılı genç çıkmasına ne diyorsunuz?


​Trabzon transfer yasağından abat oldu (Rahata kavuştu). Zaten dört büyüklerde yasak olmadıkça gençler forma bulamaz. Fırsat verilince, güven duyulunca Türk oyuncusu neler yaptığını defalarca kanıtlandı. Biz 15 yaşındaki Burak İnce’yi, 16 yaşında Ravil Tagir’i oynatıyoruz. Onlar da oynatacak, 1-2 maç kaybedecek ama oyuncu kazanacak.


Altınordu’yu Süper Lig’e çıkartmayı çok istedim olmadı. Çünkü her yıl kadromuzdan 7-8 futbolcu satıyoruz, bu da her yıl ilkokul 1’den başlamak demek. Play-Off’u 5 kez averajla kaçırdık.


'Batuhan bizde çok farklı yerde olurdu'


Yetenekli futbolcular sokak aralarından çıkardı. Şimdi o alanlar kalmadı. Şimdi yeteneği az olsa da sisteme bağlı oyuncular onların yerini aldı. Eskiden çocuklar evden kaçıp top oynardı, şimdi apartmanlarda büyüyen, babasın arabasıyla idmana getirdiği bir nesil var. Çalışan, disiplinli, kendini geliştiren, uyumlu, kendine bakan çocuk öne çıkıp yetenekliyi geçebiliyor. 


Çok yeteneklilerde hız, hırs ve mental eksiklik az olabiliyor. Mesela Muhammet Demirci ve Batuhan Karadeniz 16-17 yaşlarında üst düzey görülüyordu. Çok yetenekli futbolcu olmalarına rağmen bence hedefe varamadılar. İkisi de bizde olsaydı daha farklı bir noktada olabilirlerdi.


Fenerbahçe, Altınordu gibi bir altyapı vahası kurmayı başarabilir mi?


Elbette kurar, niye kuramasın? Hem de üste harcadığının %10’u bütçeyle. Zaten yetiştirdiği birçok genç oyuncusu bugün alt liglerde. Ama maalesef hiçbirisi A takımda oynamadan gitti. 


Gençlere güvenmek gerek. En çarpıcı örnek Ozan Kabak. Fatih Terim onu ​Şampiyonlar Ligi’nde oynattı. Bu çocuk hata yapmadı mı? Yaptı. Peki sonuç ne oldu? İki taraf da kazandı. Her yıl A takıma böyle 1 oyuncu bile versen bütçede büyük rahatlama sağlarsın.


Fenerbahçe doğru bir scout ekibi ile tüm Türkiye’yi, Avrupalı Türkler’i tararsa, alt ve üst yapıya koordineli çalışacak doğru antrenör getirir, maddi-manevi destek verirse meyvelerini 3-5 yılda toplar.


'Gençlerle şampiyon olur'


Hem gençlerle oynamak hem şampiyonluğa oynamak Mümkün. Kulüp hem yarışmacı hem düşük maliyeti olabilir. Zaten başka çare de yok. Mühim olan kendi yıldızını yaratmak. Ben Cengiz’e 16, Çağlar’a 17,5 yaşında A takım formasını verdim. Hata yapmadılar mı? Yaptılar. Milyon Euro’luk oyuncular hata yapmıyor mu? Biri yarın gidiyor, öteki senin evladın.


'Talip olan beni başkandan istemeli'


Ben başkanımız Seyit Mehmet Özkan’la 13 yıldır birlikte çalışıyorum. Kendisi benim için bazen ağabey, bazen baba, bazen başkan gibidir. Dolayısıyla beni isteyen gelip başkanımdan istemeli. Onun rızası benim için çok kıymetli.


Flaş Fenerbahçe açıklaması


Ersun Yanal’ın istifasının ardından adınız sık sık Fenerbahçe ile anılmaya başladı. Böyle bir teklif gelirse düşünceniz ne olur?


Sadece ben değil tüm Türk antrenörleri elbette ki Fenerbahçe’de çalışmak ister. Neden olmasın ki? Futbolda bu tür söylentiler de transferler de hep vardır. Benim futbolcum zirvedeki takımlarda oynuyorsa, onları yetiştiren bizler niye o takımları çalıştırmayalım? 


Gençliğimde 12 yıl profesyonel futbol oynadım, Yüksek okul mezunuyum, iyi derecede Almanca, orta derecede İngilizce biliyorum, 8 yılı A takım hocalığı olmak üzere 13 yıldır Altınordu’da görev yapıyorum, 8 kişilik ekibimin hepsi üniversite mezunu. Bir yere talip değiliz ama her zaman en önemli görevlere hazırız.


Tekrar ediyorum; oyuncularımız oralarda oynuyorsa biz de oraları çalıştırabiliriz. Biz buralara yıllarca dolu dolu çalışarak, emek harcayarak, en alttan adım adım yukarı çıkarak geldik. Başarımızda tesadüf yok, tesadüfe yer de yok. 


Büyük bir takıma altyapı kurup orada çalıştırır mısınız? 


Ben bir teknik direktörüm. Bir göreve geleceksem bu ancak teknik direktörlük olur. Ama zaten görevi altyapıyla koordineli, iç içe düşünen bir takımsa kabul ederim. Aynı Altınordu gibi çalışacaksam ‘Evet’ derim.


(Kaynak/Fanatik)


(Bu yazıyı beğendiyseniz, bu ve buna benzer yazıları cep telefonu uygulamamızdan da takip edebilirsiniz. Hemen indirin!)