Dünya Futbol Literatürüne Kendi Adlarıyla Terim Üretmiş 7 İsim

Bugüne kadar futbol dünyasından on binlerce isim gelip geçti ancak bunlardan çok azı iz bırakabildi. Bazı isimler ise yaptıklarıyla, günümüzde hala adlarının alınmasına sebep olmuşlardır. 


​(Bu yazıyı beğendiyseniz, bu ve buna benzer yazıları cep telefonu uygulamamızdan da takip edebilirsiniz. Hemen indirin!)

7. Cuauhtemoc Blanco - Blanco Atlayışı

2004 ve 2005 yıllarında ülkesinde yılın futbolcusu seçilen, 1998, 2002 ve 2010 Dünya Kupaları'nda yer alan Meksikalı futbolcu Cuauhtemoc Blanco, kendisine has atlayışıyla biliniyor. 


Blanco, topu iki ayağının arasında sıkıştırarak bir kanguru gibi atlıyor ve rakiplerini geçiyordu. Özellikle ikili sıkıştırmalarda bu hareket oldukça işine yarıyordu. 

6. Zinedine Zidane - Zidane Dönüşü

Günümüzde Real Madrid'i çalıştıran efsane futbolcu Zinedine Zidane, dünyanın gelmiş geçmiş en iyi futbolcularından biri olarak gösterilir. Zidane'ın kendisine ait bir hareketi vardır: Zidane Dönüşü. 


Fransız futbolcu bunu maçlarda çok sık yapardı. Topu sürdüğü ayağıyla topun üzerine basar, pivot ayağıyla topu aynı yöne doğru hareket ettirir ve 360 derece dönerek rakibini geçmeyi başarırdı. 

5. Isaac Newell - Newell's Old Boys

Bildiğiniz gibi Newell's Old Boys, Arjantin'de bir futbol takımıdır ve kulüp 1903 yılında kurulmuştur. Takımın kurucusu ise bir Arjantinli değil; İngiliz öğretmen. 


16 yaşında Arjantin'in Rosario kentine giden Isaac Newell, tren yollarında telgrafçı olarak çalışmaya başladı ve 1884'te Arjantin'de bir okul açtı. Aynı sene futbolun ülkeye gelmesiyle okulunda futbol oynanmasını kararlaştırdı. 19 yıl sonra ise kulüp olmaları gerektiğini düşünerek Newell's Old Boys'u açtı. 


Takım bugüne kadar Arjantin'de 6 kere şampiyon oldu. 

4. Michael Laudrup - Laudrup Pası

Danimarka'nın efsane futbolcularından Michael Laudrup, harika top tekniğinin yanı sıra futbol dünyasına da yeni bir pas tarzı kazandırdı. 


Bir diğer efsane futbolcu Brian Laudrup'un ağabeyi olan Michael, ayağıyla topun altına girerek bir spatula gibi topu havaya kaldırarak savunmanın arkasına attığı paslar sayesinde futbol dünyasına "Laudrup Pası" olarak bildiğimiz pas stilini kazandırdı. 

3. Jean-Marc Bosman - Bosman Kanunları

Belçika'nın RFC Liege takımında forma giyen Jean-Marc Bosman'ın kulübüyle olan sözleşmesi 1990 senesinde sona eriyordu. Kulübü, kendisinden maaşında yüzde 60'a varan indirim yapması üzerine Fransa'nın Dunkerque takımıyla anlaştı. 


Dönemin futbol kurallarına göre bir futbolcu sözleşmesi bitse bile takımdan ayrılamıyordu. RFC Liege de, kendisi için o dönem oldukça yüksek bir bonservis bedeli olan 600 bin Euro istedi. Ekonomik olarak güçlü olmayan Dunkerque bu parayı ödeyemeyince Bosman takımda kaldı ama kalacağına bin pişman oldu. Önce kadro dışı bırakıldı ve zorunlu olarak maaşında indirime gitti. 


Bu gelişmeler üzerine Bosman, Avrupa Adalet Divanı'na dava açtı ve dava sonucunda sözleşmesi sona eren futbolcuların bonservis bedeli olmadan bir başka takıma transferinin onayı alındı. 


Her ne kadar bu karar 5 yıl sonra alınmış ve Bosman'ın futbol hayatının bitmesini engelleyememiş olsa da bugün birçok futbolcu, hatta diğer spor dallarıyla ilgilenen birçok sporcu Bosman Kanunları sayesinde transfer görüşmeleri yapıyor ve imzalar atıyor. 

2. Johan Cruyff - Cruyff Dönüşü

Total futbolun mucidi olarak gösterilen efsane futbolcu ve futbol adamı Johan Cruyff, futbol oynadığı dönemde yapmış olduğu hareketle adından söz ettirdi. 


Hollandalı, topa vururmuş gibi yapıp topu pivot ayağının arkasından geçirerek rakiplerini geçmeyi başarırdı. Günümüzde de bu hareket "Cruyff Çalımı" olarak adlandırılır. 

1. Antonin Panenka - Panenka Penaltısı

Yugoslavya'da düzenlenen 1976 Avrupa Futbol Şampiyonası'nın finalinde Almanya ile Çekoslovakya karşı karşıya geldi. Normal süre ve uzatmalar 2-2 sona erince seri penaltı atışlarına geçildi. 


Çekoslovakya ilk 4 penaltı atışını gole çevirirken, Almanya'dan Uli Hoeness ülkesi adına 4. penaltıyı gole çeviremedi. Son penaltı için Antonin Panenka topun başına geldi ve o güne kadar kimsenin görmediği bir şey yaptı. 


Panenka penaltı atışında topun hafifçe altına girdi ve bu penaltı golüyle Çekoslovakya şampiyon oldu. Panenka'nın kullandığı bu penaltı günümüzde de "Panenka Penaltısı" olarak adlandırılır.